ORUÇ NOTLARI

(01) Görünürlük tuzaktır. Hâl lisanıyla konuşmadıkça ‘iz bırakman’ imkânsız. Kesif olanı tut, latif olanı harekete geçir.

(02) Konuşma, yap… Görünme, ol. Sahip değil, şahit ol… Orucun fıkhı, edebiyatının gerisinde kalmasın.

(03 Tekfirden, tefrikadan, riyadan, nisyandan, fısktan, fucurdan, ifsattan, nifaktan, hasedden, küfürden, fuhşiyattan, zulümden imtina et.

(04) Ve yer’in çekimi, eşya’nın cazibesi, nefs’in şehveti azalmalı; infak ile ağır yükten sıyrılabilmelidir insan.

(05 Oruc muhtemel insanın kendini tanıma ameliyesi, kendisi ile yüzleşmesidir. Kendinle yüzleş ki bir Arafat’ın olsun…

(06) Her fırsatta ‘hakikat bilincinin kaybedilmesi’ne dikkat çeken ‘ırmağın içli sesi’, ‘yanlış umutları biriktirmeyin’ diye haykırıyor.

(07) ‘İbadet, Tanrı’yı etkilemek için değil, hakikate yönelenin tabiatını değiştirme girişimi olmalıdır’. Kitlelerin makus talihini kıran bir Adam’ın tutunduğu tevbe gibi…

(08) Dahası (bir kere inzal olan) mânâ ile (çok kere karşılık bulan) anlam’ın farkını idrak etmektir.

(09) ‘İçi boşaltılan dindarlığa’ vurgu yapan, ‘sabra davet eden hakikat’ mütefekkiri, “..günümüzün orucu veya Ramazan’ı enfüsi tecrübe olmaktan çıkmış. Aşağı yukarı hepsi gösteriye dönmüş durumdadır.” diye nehri geçerken kaybedilenlere işaret ediyor.

(10) Var olmak, tercih etmek, idrak etmek, amel etmek, paylaşmak, dertleşmek, durup dinlemek, destek olmak, bakıp görmek, tatmak, koklamak, işitmek, dokunmak; bunlara dönmek gerek: fizik ve metafizik boyutunu heba etmeden…

(11) İşte Ramazan ruh’a ricat, sıla-i rahim, kaybedilmiş fuad’ı bulmaktır. Nefsin tezkiyesi, kişiliğin takviyesidir.

(12) Bu bağlamda Samanyolu’nda Ziyafet’e dikkat çeken diriliş şairi, “Yalnız insan orucu özlemez, oruç da insanı özler. Ramazan ayı gelince, sıla-i rahm edenler gibi, meleklerin bile önünde eğildiği insana koşar. Oruç, insana acıkır ve koşar gelir.” der.

(13) Ramazan diyet veya festival ayı değil. Şeker bayramı hiç değil, ‘Iyd’ul-fıtr’: Fıtrat(ına dönmeyi gerçekleştirenin) yürüyüşüdür. Bu yürüyüşün kanatları âkile/düşünme ve âmile/eylemdir.

(14) Birileri aksini savunsa da, Allah, bahâne’ye değil, bahâ’ya (değere) bakar.

(15) Zarif bir adamın tabiriyle ‘bir değirmendir bu dünya’, vahiy ise insanı savrulmaktan koruyan urvet’ul-vuska… Oruç Hira’nda ‘ikra’nı gerçekleştir.

(16) Kendine örmüş olabileceğin putlara karşı mücahede şart; sarp yokuşu tırmanmak elzem.

(17) Öyleyse Ramazan’ın folklorik bir zaman olmadığını anla.. Ki vahyi bilince ekim iklimidir. Tohumdan meyveye uzanan bir süreç hayatında gerçekleşsin.

(18) Geleneğin kireçlenmesinin ve modernitenin mekanikliğinin günümüz insanına dayattığı ‘zihniyet evreni’ hızla erdemi tüketiyor. İfşa meydanını terk et.

(19) Tüketim ideoloji karşısında savm farazi değil (mücadele zeminine konulması gereken bir) farizadır. Unutma, hatırla.

(20) “Ramazan ayı öyle bir aydır ki, insanlığa rehber olan (hidayet), bu rehberliğin apaçık belgelerini taşıyan (beyyinât) ve hakkı batıldan ayıran (furkân) Kur’an işte bu ayda indirilmiştir: …” (Bakara, 2/185).

(21) Celladına gülümseyen şair der ki, “Oruç şuurlu olarak bir Müslümanın kendisini Allah’ın yarattığını ve hayatta tuttuğunu göstermek üzere Allah’tan başka bir şeye hayatta bulunmak için ve hayatını idame ettirmek için muhtaç olmadığını göstermek üzere tuttuğudur.”

(22) Nusûk, hayatın içtiması mahiyetindedir. Ustanın elinden işlenen taş misali, insanın aşırı taraflarını törpüler… Ama asıl yürüyüş kulluk ameliyesidir.

(23) Şu dar-ı dünyada hangi insan mehcur ve metruk kalmaya talib? Ki ahirette Furkan’a bigane kaldığından şikayet edilmeyi göze alsın!

(24) “Ey talib, sorduğun için söylüyorum: Orucu ne kadar ve nasıl tuttuğun çok önemli değil, asıl önemli olan, orucu nasıl açtığın.” diyerek ‘mütevazı’ iftarlara dikkat çekiyor münzevi bir düşünür….

(25) Nebi vahyin insana dokunması; Resul insanın vahye dokunmasıdır. Resul’un güzel ahlakının izleği Kur’an’dan çıkarılmalı… Savm, salat’ın gıdasıdır; ancak güçlü bir karakter nebevi davanın arkasında durabilir.

(26) Değerin kaynağını fark etmek ve korumak/korunmak için takva libası kuşanmalı. Oruç, bu libasa merhamet ve iffet rengini verir.

(27) Yürek Devleti müellifi; ‘..zaman, insan ve vahyin her üçü de şahitlik noktasında birleşirler. Fakat bu üçlüden zaman ve vahiy insana şahittirler, insan ise Allah’a şahittir.” der.

(28) Bilgiden öte üslub ve ahlak sahibi olmak gerek. Kur’an’ı, tarihi, toplumu, tabiatı, insanı anlayarak yaşa… Özeleştiri yap.

(29) “Hakk’tan dileyebileceğin şeylerin en hayırlısı O’nun senden istediğidir.” gerçeğini hatırlatır bir arif.

(30) Hakikat insana şah damarından daha yakın; uzaklık beşerin vehimden ibaret. “Tanrı’nın aradığı/inandığı adam” ol: usvetun hasenetun.

 

Ruveyda LEYL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Testimonials

Haziran 2019
P S Ç P C C P
« Oca    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

İletişim

Akabe Çocuk Placeholder
Akabe Çocuk